
Fotoğraflar: Mimarlar Derneği 1927
Mimarlar Derneği 1927, 24 Aralık 2008 tarihinde "Yerel Seçimler Üzerine 1" başlıklı bir tartışmada CHP'den Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı olan Murat Karayalçın'ı ağırladı. Ağırlıklı olarak dernek üyesi mimarlar, akademisyenler ve sanatçılardan oluşan bir grup tarafından yoğun ilgi gören etkinliğin açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Abdi Güzer mimarlar, mühendisler, sanatçılar, akademisyenler başta olmak üzere tüm yurttaşların kent yönetimine katılamadıklarını ve kent yönetiminde mimarlık ve tasarım disiplerinin dışlandığını düşündüklerini belirterek, daha katılımcı bir süreç için yaklaşan yerel seçimleri dernek olarak gündemlerine aldıklarını ve bir dizi etkinlik planladıklarını belirtti. Güzer, Murat Karayalçın'ın katılımcı süreçlere olan olumlu bakış açısını hatırlatarak sözü Karayalçın'a bıraktı.
Murat Karayalçın, Mimarlar Derneği 1927 yönetimine ve katılımcılara teşekkürlerini ileterek başladığı konuşmasında kendisinin 29 Mart 2009 seçimleriyle ilgili olarak Ankaralılar için hazırladığı "Acil Eylem Planı"na dair bir sunum gerçekleştirmeyi düşündüğünü, ancak Abdi Güzer'in "katılım" üzerinde durulmasını tercih edecekleri yönündeki ifadesi nedeniyle kent yönetiminde katılım konusunda oluşturmayı düşündükleri kurumlara dair bir sunum yapabileceğini belirtti. Bu kurumları Danışma, Saydamlık, Katılım ve Dayanışma Kurumları olarak sıralayan Karayalçın, bunlar hakkında detaylı bilgi verdi:
"İki tane danışma kurumu öngörüyorum; biri belediye başkanlığı dönemimde kurup işlettiğim Ankara Kurultayı, ikincisi yeni bir kurum; Ankara İktisadi ve Toplumsal Konseyi. Saydamlaşma Kurumları çerçevesinde ilk olarak belediye başkanının mal varlığı belediyenin internet sitesinde yer alacak, Belediye Meclisi toplantıları radyo ve televizyon aracılığıyla naklen yayınlanacak, kararlar Resmi Gazete tarzında basılı veya internet üzerinde yayınlanacaktır. İmar durumları anlaşılır bir dille duyurulacaktır. Belediye harcamalarının 15 gün arayla dökümü yapılacak ve internet üzerinden yayınlanacaktır."
Katılım kurumlarını anlatırken kent yönetiminde katılıma verdiği öneme değinen Karayalçın, kentsel dönüşüm projelerinin bu kurumun eksikliği yüzünden düzgün yürümediğini aktardı. Karayalçın, Dayanışma kurumu çerçevesinde yapılacak "Hemşerilik Geliri" olarak adlandırdığı yardım ve desteklerin kentin yoksul kesimlerinin de kentlileşmesi açısından önemli olduğunu ancak bu alandaki istismarlara engel olunması gerektiğini belirtti. 25.000 kişiye istihdam yaratmayı hedeflediklerini belirten Karayalçın, "Acil Eylem Plan"ları çerçevesinde ilk etapta Kızılırmak suyunun arıtılması, Gerede havzasının suyunun taşınması ve Işıklı Barajı'nın yapılması, Kızılay-Çayyolu, Batıkent-Sincan, Keçiören-Tandoğan metro hatlarının tamamlanması projelerine önem vereceklerini aktararak toplanda 3 milyar Dolar'lık bir paket öngördüklerini belirtti.
Ankara'nın eski kent merkezlerinin canlandırılmasına verdiği öneme değinen Karayalçın, bu amaçla Gençlikparkı-Dışkapı, Sıhhıye-Bakanlıklar arasının fikir projesi olarak ele alınması gerektiğini belirterek, mobilyacıların yer aldığı "Siteler" bölgesinin iyileştirilmesi, Hacettepe'nin bir sağlık kentine dönüştürülmesi için de projeler geliştirilebileceğini aktardı.
Karayalçın'ın konuşmasını bitirmesinin ardından başlayan Aslı Özbay'ın yönettiği soru-cevap bölümünün ilk turunda İnci Ertekin bu projeler için gereken kaynakların nasıl bulunacağına, Semra Uygur kentli olma bilincinin, kentsel mekanın ve kamusal alanın giderek yok olduğu Ankara'da kentli olarak nasıl "bir arada" olunabileceğine, Aydan Balamir ise Ankara'ya tekrar başkent olma ihtişamının nasıl kazandırılacağına dair sorular yönelttiler. İlk turda gelen sorulara cevaben Murat Karayalçın, Ankara'nın başkent olma ihtişamına sahip olmasının olanaklı olduğunu, bunun Ankaralı seçmenin kentin geçmişine ve geleceğine sahip çıkmasına ve hemşerileşmeye bağlı olduğunu belirtti. Can Dündar'ın bir Ankara'lının tatil gününü geçirmek üzere Eskişehir'e günübirlik gidişini anlatan yazısından bahseden Karayalçın, kentte ihtiyaç duyulan meydanların, kamusal alanların oluşturulması gerektiğini belirtti. Kaynakların değil projelerin kıt olduğunu söyleyen Karayalçın, iyi projenin kaynağını bulacağını belirtti.
İkinci turda söz alan Haldun Ertekin'in Ankara'daki tahribat hakkında Karayalçın'ın görüşlerini ve bu konuda ne yapılabileceğine dair sorusuna ve Abdi Güzer'in kent yönetiminde sayısal verilerden çok niteliğe önem verilmesine dair hatırlatmasına cevaben Karayalçın, Ankara'nın topoğrafyasına ve meteorolojik koşullarına önem verilmesi gerektiğini belirterek, kendi belediye başkanlığı döneminde de bu konuya yeterince eğilemediğini aktardı. Karayalçın, Ankara'daki tahribatın geriye alınması konusunda alt geçitlerin otopark olarak değerlendirilme olasılığını araştıracaklarını belirtti.
Murat Karayalçın'ın üçüncü turda, daha çok seçim süreci ve bu süreçteki organizyon yapısı ve çalışma yöntemleriyle ilgili soruları da yanıtlamasının ardından karşılıklı teşekkür konuşmalarıyla etkinlik sona erdi.
Bütün yorumları forumda okuyun!26 Mart 2009, 15:56Yazan: serverbediBir şey sormak istiyorum Mimarlar odasının Melih Gökçek aleyhine başlatmış olduğu kampanyanın finansı üyelerin verdiği aidatlardanmı sağlanmaktadır ?
15 Mart 2009, 18:30Yazan: rona-evinBen melih gökçek in ideolojisini gözetmeksizin sadece ankara için yaptıklarıyla degerlendiriyorum ve kesinlikle gözle görülür büyük farklılıklar mevcut olduguna inanıyorum..Kesinlikle ciddi projelere imza attığını düşünüyorum ve kendisini bu anlamda kutluyor,destekliyorum...
17 Şubat 2009, 17:11Yazan: cbekleyenYaşamının 18 yılını (1973-1988-90-2008-09) Ankara'da harcamış, şu anda da geçici olarak bulunmakta olan biri olarak, "yiğit'i öldür ama hakkını da ver" özdeyişi gereği olarak da; a-Şehiriçi Oto trafiği akıcı hale getirilmiştir, b-Doğalgaz kullanımının merkezi siyasi yönetimlerinin andlaşmalarından kaynaklanan tüketim zorunluluğu yaygınlaştırılmış, bu durum da Ankara şehrinin insanlarca solunan havası daha yaşanır hale getirilmiştir, c-Rahmetli Ali DİNÇER tarafından temeli atılan metroyu da bu dönemin başkanı bitirebilmiş, yaygınlaştırılmaya da çalışılmaktadır (Çay yolu hattı ile), daha hızla yaygınlaştırılmalıdır, *Marka kelimesi ayağı sağlam yere basan bir slogan olarak bana görülmemektedir, *Toplumsal,Kültürel,Bilimsel aktivitelerin Ticari kaygılardan uzak olacak biçimde (Park alanları içersinde Ticari aktivitelere yoğunluk verilmesi bence itici gibi durmaktadır) hedeflenmesi,oluşturulması merkezi siyasi yönetimlerinin yerel yönetimlere (Belediyelerce), Toplumsal konut alanları (Toki) gibi yansımalarıda kaçınılmazdır, * Belediyelerin Makro ölçekli projeleri uyguluyabilmeleri için, merkezi yönetimden dağıtılacak keyfi mali kaynaklardan beslenmeleri yerine, daha özerk,yeterli mali kaynakların verilmesi, merkezi siyasi idareninde sadece bunları denetleyen taraflarının güçlendirilmesi daha akılcı olabilir diye düşünmekteyim, * Belediye Başkanlarının bugün itibari ile hangi partiden olacağından çok, nitelikleri,becerileri,toplumsal aklın hakim olduğu, mali özerkliğe kavuşmuş, uygulamalarda merkezi yönetimlerden fazla etkilenmeyen yönetimlerin varlığına önem verilmesi, sağlanması birinci öncelik olması gerekmektedir, sorunların asgariye inebilmesi ancak bu şekilde sağlanabilir diye düşünebilmekteyim... (devamı)
16 Şubat 2009, 22:20Yazan: Aslı CanbalAKP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Melih Gökçek'in web sitesinde "Yaptığı, Yapamadığı ve Yapacağı" projelere dair bilgiler yer alıyor. Sitede Esenboğa Protokol Yolu, Kuzey Ankara Girişi gibi projelere dair videolar bulunuyor (videoları sesli izlemenizi öneririm :) ) Yapamadığı projelere dair ise açılan dava sayıları ve dava açan merci bilgilerine yer verilmiş... (devamı)
23 Ocak 2009, 14:12Yazan: AZMİ AÇIKDİLBir marka kenttir tutturdular aldı başını gidiyor. Her adayın ideali, bulunduğu ili marka kent yapmak. Ne acaba bu marka kent; yenilir içilir, yoksa giyilip giydirilen bir şey mi. Ulus olarak markaya meraklıyızdır. İlleri de modaya uyduracaklar herhalde. Marka da, ne marka belli değil, en çok satan olacağı malum... (devamı)
23 Ocak 2009, 12:03Yazan: Aslı Canbal MHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara'nın kültür dokusunun yok edildiğini belirterek, Belediye Başkanı olması halinde öncelikli olarak Ulus'ta bulunan "tarihi" yeniden gün yüzüne çıkaracaklarını ve Ankara'yı marka kent yapacaklarını söyledi... (devamı)
21 Ocak 2009, 23:03Yazan: KIVANÇ KİBARson 15 sene itibariyle başkentimiz Cumhuriyet başkenti olma kimliğinden uzaklaşmış, Köprü ve alt geçitlerle otoban halini almış, kent merkezi kimliğini yitirmiş,meydanı olmayan bir kent halini almış,yaya saygısı olmayan, mekan yurttaş bütünlüğününden uzaklaşmış,binaların insanları ezdiği bir kent halini almıştır... (devamı)
12 Ocak 2009, 04:21Yazan: Serhat CELEPsöz konusu ankarada mevcut kafe kültürüne de eleştirel bir bakış açısıdır aslında. eskişehir örneği de bu nedenle verilmiştir bence. avm ler, bence kalitesiz kafelerin çokluğu ve niteliksiz mekanların yaratılmış olmasına karşı duruşun ifadesidir yazılanlar... değişik çözümlerin ankarada da yapılması gayet olanaklıdır ancak bunu yapabilmek de "akıl" ister... (devamı)
5 Ocak 2009, 17:11Yazan: ozge_ozdamarBence garip olan, Can Dundar'in yazisinin, Murat Karayalcin'a ithaf edilmis gibi gosterilmesi.
5 Ocak 2009, 16:44Yazan: mimarcangonulPardon ama ben yukarıda yazılmış olan yazıya doğma büyüme bir Ankaralı olarak katılmıyorum. Tamam alışveriş merkezlerinin dağanık sadece ticaret amaçlı şehir görünümüne katkıdan çok zarar verdiğinin bende farkındayım ama Ankara da kafe kültürü mevcuttur kışları soğuk yazları sıcak olmasından dolayı (kısaca çöl diyelim) pek dış mekanlar tercih edilmez edilenlerde Ankara merkez dışı rüzgar alan yeşil alanlardır ( yazın )... (devamı)
Bütün yorumları forumda okuyun!











